Günaydın!Aslında henüz aymadın ama aydın varsayarak konuya girebilicem ancak!
Saat 09:02 şu an.Üstüme olan melankolinin bir kısmını hava durumuna,bir kısmını da bu günlerdeki hormon değişikliğime yüklersem altımdan süper bişey çıkacağından eminim ,ee bu arada senden naber?:)
Dün uzuncana bir elektronik mektup yazdım Serpil'e,cevap bekliyorum ondan,belki o da değişik bir bakış açısı katar diye.Sanırım bu "durumu" anlattığım son kişi olacak,çünkü aşk acısı denen meret anlattıkça azalan bir şey değil. Onu anladım ben.
Ne saçma değil mi,o kadar sev sev sonra hiçbir neden yokken görünürde, adam "ben kendimi askerde keşfettim" deyip terk-i diyar eylesin...Diyar olarak zaten "terk" bir konumda idi zaten eyvallah ama tamamen çekti gitti işte şimdi.
Nerdeyse 1 ay olacak o mel'un günün yaşandığı..Ay dönümünü burada sanal konfetiler patlatarak cümle aleme duyurmazsam bana da ismimle hitap etmesinler.Labunya desinler mesela...
Azıcık afyonumu patlatayım ben,uykum var hala.
Hadi öpüzledim seni.
Ö.
Günlük mü degil mi bilemedim
Tanım başlıkta var zaten :)
19 Ekim 2012 Cuma
Saçmalamak.Evet bugün bunu yaptım.
Bugün saat 3 civarında arkadaşlarımla buluşmak üzere çarşıya indim.
Normalde indiğim durağın bir durak öncesinde askeriye bulunur,her geçişimde nöbet tutan Mehmetçiklerin yüzlerine bakarım ben...Nöbette etrafa bakıp gülümseyen,esneyen askerleri incelerim birkaç saniyeliğine de olsa... Bugün ise her zaman indiğim durakta inip yine,bir önceki durağa yürüdüm,gülümseyen Mehmetçiğin yanına doğru yürüdüm...
Yolda olduğumu belirtir bir sms atıp korkuluklara yanaştım yavaşça...
Ben - Konuşmak yasak di mi size?
Asker - (Önce kafa sallar,ardından korkuluklara yanaşarak,sessizce) Evet,ama burada şu anda kimse olmadığı için konuşabiliyoruz.
B - Şafak kaç senin?
A - 133.
B - Aaa 90/4'sün o zaman sen!
A - Tertipleri de biliyorsunuz.Neden ki?
B - Ben de bir zamanlar sizin şu an saydığınız şafakları sayıyordum çünkü,biliyorum o yüzden tüm tertipleri eheh.(kırık bir gülümseme)
A - Hadi ya.Neredeydi o?
B - Batman'da.Uzaklarda yani.İyi yere düşmüşsün şanslısın sen.Nerelisin?
A - Antepliyim.Benim Batmanlı çok arkadaşım vardır,Batman'ın diğer adı Petrol şehridir.
B - Biliyorum zaten,bilmez miyim.Ben bir aralar oralara gitmeye bile niyetlendim.Mayın var mı hakikaten oralarda
A - (kafasını evet anlamında sallar)
B - Eğer sevdiğin falan varsa sakın bırakma onu tamam mı,üzme sakın kızı,iki elim yakanda olur yemin ediyorum sana!
A - Yok bırakmam nişanlımı ben hiç zaten.
B - Bırakma zaten sakın.Çok üzülür sonra.Ben de nasıl üzülüyorum bir bilsen asker kardeş.Adın neydi?
A - Ahmet.Siz adınızı bahşetmediniz?
B - Özge ben.Neyse Ahmet asker sakın bırakma,üzme nişanlını aldatma sakın.Çok üzülüyordur o da emin ol.(başlar ağlamaya)
İşte böyle...Sonra tüm yol boyu ağlaya ağlaya yürüdüm.İyi ki dostlarım var.İyi ki.Ayrıca biliyorum her zaman bu böyle olmayacak.Tek dileğim bir an önce geçmesi...
BİT.
Normalde indiğim durağın bir durak öncesinde askeriye bulunur,her geçişimde nöbet tutan Mehmetçiklerin yüzlerine bakarım ben...Nöbette etrafa bakıp gülümseyen,esneyen askerleri incelerim birkaç saniyeliğine de olsa... Bugün ise her zaman indiğim durakta inip yine,bir önceki durağa yürüdüm,gülümseyen Mehmetçiğin yanına doğru yürüdüm...
Yolda olduğumu belirtir bir sms atıp korkuluklara yanaştım yavaşça...
Ben - Konuşmak yasak di mi size?
Asker - (Önce kafa sallar,ardından korkuluklara yanaşarak,sessizce) Evet,ama burada şu anda kimse olmadığı için konuşabiliyoruz.
B - Şafak kaç senin?
A - 133.
B - Aaa 90/4'sün o zaman sen!
A - Tertipleri de biliyorsunuz.Neden ki?
B - Ben de bir zamanlar sizin şu an saydığınız şafakları sayıyordum çünkü,biliyorum o yüzden tüm tertipleri eheh.(kırık bir gülümseme)
A - Hadi ya.Neredeydi o?
B - Batman'da.Uzaklarda yani.İyi yere düşmüşsün şanslısın sen.Nerelisin?
A - Antepliyim.Benim Batmanlı çok arkadaşım vardır,Batman'ın diğer adı Petrol şehridir.
B - Biliyorum zaten,bilmez miyim.Ben bir aralar oralara gitmeye bile niyetlendim.Mayın var mı hakikaten oralarda
A - (kafasını evet anlamında sallar)
B - Eğer sevdiğin falan varsa sakın bırakma onu tamam mı,üzme sakın kızı,iki elim yakanda olur yemin ediyorum sana!
A - Yok bırakmam nişanlımı ben hiç zaten.
B - Bırakma zaten sakın.Çok üzülür sonra.Ben de nasıl üzülüyorum bir bilsen asker kardeş.Adın neydi?
A - Ahmet.Siz adınızı bahşetmediniz?
B - Özge ben.Neyse Ahmet asker sakın bırakma,üzme nişanlını aldatma sakın.Çok üzülüyordur o da emin ol.(başlar ağlamaya)
İşte böyle...Sonra tüm yol boyu ağlaya ağlaya yürüdüm.İyi ki dostlarım var.İyi ki.Ayrıca biliyorum her zaman bu böyle olmayacak.Tek dileğim bir an önce geçmesi...
BİT.
İhanet de tesadüfleri sever!
Ah canım günlüğüm gibi değil gibim...
Dün tesadüfen aldatıldığımı öğrendim ,artık bir cevabım var ve aklım rahat en azından..
İyileşmek üzereyim tamamen.Tek iyi olan şey bu.
Uzuun uzun yazıcam sana bunu ama şimdi sivrisinek saldırısına daha fazla katlanamayacak duruma geldim,bilahare yazacağım.Aklımdasın KIPS!
Dün tesadüfen aldatıldığımı öğrendim ,artık bir cevabım var ve aklım rahat en azından..
İyileşmek üzereyim tamamen.Tek iyi olan şey bu.
Uzuun uzun yazıcam sana bunu ama şimdi sivrisinek saldırısına daha fazla katlanamayacak duruma geldim,bilahare yazacağım.Aklımdasın KIPS!
27 Şubat 2012 Pazartesi
Film
Kötü filmleri böbreğimiz ağrıyana kadar gülerek izlemek istiyorum senle...
Hepsi bu.Sadece bu...
Hepsi bu.Sadece bu...
3 Şubat 2012 Cuma
Kaydol:
Yorumlar (Atom)